HAKKIMDA
|
|
Bazen Susmak Gerekiyormuş, Bazen Bomboş Bakmak Gerekiyormuş Hayatın Yalanlarına;
Anlamaya Çalışmak Saçmalık...
Anlamadan Yaşamak Gerekiyormuş...
Zaman Değilmiş Gideni Geri Getiren; Aslında Zamanmış Var Olanı Götüren...
Ama Bazen...!
Unutmak Gerekiyormuş, UNUTULMA Pahasına...
|
KATEGORİLERİM
|
|
|
BAĞLANTILARIM
|
|
|
ZİYARETÇİLERİM
|
|
|
REKLAMLARIM
|
|
|
|
DOLGULU KURABİYE
1 yumurta 1 fincan şeker 1 bardak süt kabartma tozu yarım bardak erimiş margarin çeyrek fincan sıvı yağ ve aldığı kadar unla basit bir hamur yapılır. Bisküvi kalınlığında açıp ince şeritler halide kesilir. Önceden hazırlanan kağıt ruloların üzerine ( havlu rulosu strech film rulosu vs de olur..) sarılır. Tepsiye dizip fırında pişirilir. İçlerinden kağıt rulolar kolayca çıkartılır.Sonra içlerini koyu kıvamda krem şanti ile doldurun.Dışı kıtır içi yumuşak hoş değişik bi tatlı olacak. Afiyet olsun |
Tarih: 01:51, 10/3/2009 Kategori: _AY SAATI |
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Beyaz ve kahverengi yumurtalar arasındaki fark nedir?
 Bakkaldan veya marketten yumurta alırken kabuğunun rengi sizin için önemli mi, bu konuda bir tercihiniz var mı? Sizce kabuk renkleri farklı olan yumurtaların içleri de besin değeri olarak farklı olabilir mi? Tavukların niçin bazılarının yumurtaları beyaz da bazılarının açık kahverengi?
Bu konuda iki zıt ama ikisi de yanlış olan görüş var. Kabuktaki beyaz rengin, yumurtanın ideal oluşumunu tamamladığını gösterdiğini, bunun dışında bir renk değişiminin kalitede düşüş anlamına geldiğini iddia edenlerin yanı sıra kabuğun rengi ne kadar koyu ise besin açısından da o kadar değerli olduğunu ileri sürenler de var. Genellikle Avrupa ülkelerinde kahverengi yumurtalar makbul sayılırken ABD'de durum tam tersidir.
Oysa her iki görüş de yanlıştır. Besin değeri, lezzet ve pişme karakteristikleri bakımından her iki renk yumurtanın da içi aynı değerdedir. Her iki yumurtada da aynı miktarda protein, mineral ve vitaminler (C vitamini hariç) vardır. Tabii tavuğun yediği yemin kalitesi de belirli farklar yaratabilir.
Yumurtanın içi değil de kabuğunun rengi ile haklı olarak ilgilenenler sadece onları paketleyenler ve satanlardır, çünkü bir pakette hep aynı rengin olması müşteri tarafından tercih edilmektedir.
Tabiatta yaşayan hayvanların yumurtalarını renkli veya koyu renkte hatta gölgeli ve çizgili şekilde yumurtlamalarının ana nedeni, bu yumurtaları yemek isteyen düşmanlarına karşı kamuflaj yaparak neslin devamını sağlamaktır.
Yumurtaların kabuklarının renklerini, tavuğun kökenine, atalarının yaşadığı yerlere bağlayanlar da var. Bu görüşe göre Asya kökenli tavukların yumurtaları kahverengi, Akdeniz kıyıları kökenlilerin ise beyaz oluyormuş.
Daha çok kabul gören bir diğer görüşe göre ise beyaz kabuklu yumurtalar beyaz ibikli ve kulak memesi beyaz olan tavuklar tarafından yumurtlanıyormuş. İbik ve kulak memesi kırmızı olanlar ise kahverengi kabukları olanları yumurtluyormuş. Kabuğu hangi renk olursa olsun işte size yumurta ile ilgili bazı faydalı bilgiler: Yumurtayı haşlayıp haşlamadığınızı unuttunuz. Masanın üstünde fırıldak gibi döndürün. Eğer hemen duruyorsa taze yani pişmemiş, biraz daha uzun süre dönmeye devam ediyorsa içi katı yani haşlanmış demektir. Yumurtanın tazeliğini merak ediyorsanız suya koyun, taze ise suda batacak, bayat ise yüzecektir.
Yumurtada hemen hemen hayati tüm vitaminler vardır. Bulunmayan tek vitamin C vitaminidir. Yumurtanın besin değeri yüksek olan kısmı sarısıdır. Akı ve sarısı karıştırılarak, omlet gibi pişirilen yumurtalarda, aktaki bazı maddeler sarıdaki vitaminlerin bir kısmının etkilerini yok ederler.
Kalori açısından et ve süt ile mukayese edildiğinde 55 gramlık bir yumurta, 40 gram yağlı sığır etine veya 100 gram yağlı süte eşdeğerdedir. |
Tarih: 02:08, 5/3/2009 Kategori: SAGLIK |
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
MAHLEPLİ ÇATAL (oktay usta tarifi)

MALZEMELER: 125 gr. tereyağı 1 çay b.sıvıyağ 1 çay b. su 1 çorba kaşığı mahlep yarım limon 1 p. kabartma tozu 1 yumurtanın sarısı 1 tatlı k. tuz aldığı kadar un Üzeri için: çörek otu HAZIRLANIŞI: Karıştırma kabına yumuşamış tereyağını,sıvıyağı, suyu,mahlebi alın. kabartma tozunun üzerine yarım limonu sıkıp kabartın ve onu da ekleyin. tuzunu da ekleyip un ilave edin. hamur hazırlandıktan sonra 10 dakika dinlendirip hamurdan fitiller hazırlayın. bu hamurları önce s şekline getin daha sonra da uçlarını sıkıştırarak çatal şekli verin. üzerine yumurta sarısı sürün. çörek otu serperek 180 derecede pişirin. gevrek nefis çatallar kokusu ile de sizi yemeye davet edecek. |
Tarih: 01:51, 5/3/2009 Kategori: _AY SAATI |
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Deja-vü Halüsinasyon Mu?
Siz de sık sık ben bu anı daha önce yaşamıştım hissine kapılıyor musunuz? Uzmanlara göre, insanların yüzde 50'sinden fazlası, hayatları boyunca en az bir kez deja-vü anını yaşamış. Peki deja-vü nedir? Bir halüsinasyon mu? Yoksa bir hastalık mıdır? Uzmanlar deja-vü'nün peşine düştü; bu bilinmeyenin sırrını çözmeye çalışıyorlar ! İşte deja-vü ile ilgili yapılan çalışmalarda gelinen son nokta ;
Diyelim ki daha önce hiç gitmediğiniz, küçük kentin kalabalık ana caddesinde arabanızla ilerliyorsunuz. Aniden sol tarafınızda beliriveren yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçmek için kırmızı ışığın yanmasını beklediğini gördünüz. İçinizi bu kente daha önce geldiğiniz hissi kaplıyor. Bir arabadaydınız, aynı kavşakta bulunuyordunuz ve aynı yaşlı kadın kaldırımdan iniyordu. Ancak kadın arabanızın ön tamponuna kadar geldiği anda, hatırladıklarınızla o onda yaşadıklarınızın uyuşmadığını fark ediyorsunuz. Tanıdıklık, önceden yaşanmışlık hissi bir anda yok oluyor...
Çeşitli araştırmaların ortaya koyduğuna göre, insanların yüzde 50 'sinden fazlası, hayatları boyunca en az bir kez böyle bir deja-vü anını yaşamış. İçinizde uyanan belli belirsiz bir his o anı her ayrıntısıyla yaşadığınızı söylüyor ama kimse tam olarak hangisinin daha önce olduğunu bilmiyor. Önceden yaşanmışlık hissi genelde bir kaç saniye sürüyor. Yaşlılara oranla gençler ve genç yetişkinler daha sık bu rüyamsı hayata düşseler de, her yaştan insan deja-vü yaşıyor. Deja-vü özellikle stres nedeniyle çok bitkin ya da aşırı uyarılma hallerinde görülüyor. Buna karşılık, çok az insanda da rastlansa, bunun tersi de yaşanabiliyor. 'Jamais-vu '( jema-vü okunuyor.) Bu durumdaki kişiler tanıdıkları, bildiklerindeki bir yere gittiklerinde ya da tanıdık birisi ile karşılaştıklarında o yeri ya da o kişiyi hiç görmediklerini söylüyorlar. deja-vü Fransızca'da 'daha önce görüldü' anlamını taşıyor. İlk kez 1876'de Fransız Fizikçi Emile Boiraç tarafından kullanılmış. 20.yy boyunca psikiyatrlar, deja-vü'yü Freud'çu açıklamalarla bastırılmış duyguların geri çağrılmaya çalışılması olarak anlamlandırdılar. Bu 'Paramnezi' teorisine (ÇARPIK ANIMSAMA) o an yaşanan olayla, bir bunalımla ilintilidir. Ve bilinçaltına atıldığından artık belleğimizde ulaşılmaz durumdadır. Bu nedenle, benzer olay bir hatırlama yaratmasa da anlaşılması zor bir tanıdıklık hissiyle egoya esas olayı hatırlatır. deja-vü yaşayan birçok insan, bunun mistik bir güç ya da geçmiş yaşamlar, reenkarnasayon sonucu ortaya çıktığı kanısını taşıyor. Böyle düşünmelerinin nedenine gelince insanlar; olayın hemen önce ve hemen sonrasında zihin ve algılamalarının açık olduğunu, buna göre de durumun tek açıklamasının paranormal - telepatik- mistik bir güç olabileceğini söylüyorlar. Bu çıkarımla tatmin olmayan bilim insanları, uzun zamandır deja-vü'nun ardında yatan fiziksel nedenleri araştırıyorlar. Ancak sis perdesi henüz aralanmış bile değil.
Çünkü deja-vü'nün gerçekleşmeden önce herhangi bir belirtisi yok. Bu durumda da araştırmacılar deneklerin hatıralarına ya da belleklerine dayanmak zorundalar. Ne var ki durum o kadarda ümitsiz değil. Çünkü bilim insanlarının elinde deja-vü'nün tanımını ve çıkış nedenlerini belirleyebilecek yeteri kadar veri bulunuyor.
Halüsinasyon değil?
İlk önce deja-vü'yü diğer alışılagelmişin dışındaki algısal deneyimlerden ayırt etmek gerekiyor. Örneğin bu durum bir halüsinasyon değil. Halüsinasyon ruhsal hastalıkların ya da LSD gibi uyuşturucu maddelerin etkisiyle beyin içi dengesizliklerin tetiklediği, ileri düzeyde görsel , işitsel ya da diğer duyuların aşırı hassasiyeti ile ortaya çıkıyor.
|
Tarih: 00:34, 5/3/2009 Kategori: GENEL KULTUR |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|